Palaye Royal
Palaye Royal
Palaye Royal

Palaye Royale konserine geri sayım

Amerikalı rock grubu Palaye Royale 9 Nisan’da Maximum Uniq Box’ta sahne alacak. Grubun vokalisti Remington Leith konser öncesinde sorularımızı yanıtladı.

Reklâm

Müziğiniz glam rock, alternatif ve punk türlerinin bir harmanı. Müzikal olarak gelecekte nasıl bir evrim öngörüyorsunuz?

Sound’umuz her albümde evrim geçiriyor ama özünde hep Palaye kalıyor. Yeni bir albüm yapana kadar sound’un nereye gittiğini ben bile tam olarak bilmiyorum, o yüzden bu yolculuğu ben de merakla bekliyorum.

Son albümünüz ‘Death or Glory’, hem müzikal hem de sözel açıdan sınırlarınızı zorladı. Sizi ne motive etti?

Albüm için pek çok ilham kaynağımız vardı ama esas amacımız bol tempolu, canlı performansta eğlenceli olacak bir kayıt yapmaktı. Bunu başardığımızı düşünüyorum, orta-yavaş tempolu parça neredeyse hiç yok.

Sözlerinizin samimiyetiyle sahne performanslarınızın teatral yapısı arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?

Oldukça hassas bir denge. Bazı şarkılarda teatral sözler yazmak istiyorum, bazen de sadece tam olarak ne hissediyorsam onu anlatmak istiyorum. Her şey şarkıya bağlı.

En son 2024 yazında İstanbul’da sahne aldınız. O konserden aklınızda neler kaldı

Ücretsiz akustik konser vermek harikaydı.

Güçlü bir hayran kitleniz olan bir şehre geri dönmek nasıl bir his?

Harika! Türkiye müziğimizi dinlemeye devam ettiği sürece biz de gelmeye devam edeceğiz.

Performansınızda geçen seneye göre farklar olacak mı?

Kesinlikle, yepyeni bir albümümüz var, onu çalacağız.

Son gelişinizde İstanbul’u keşfetme fırsatınız oldu mu? Bu sefer görmeyi ya da yemeyi planladığınız bir şey var mı?

Biraz gezme şansım oldu ama istediğim kadar değil. Bu sefer birkaç gün erken geleceğiz ki şehri tam anlamıyla görebileyim.

Bazı sanatçılar bazı şehirleri “evden uzakta bir ev” gibi tanımlar. İstanbul’la özel bir bağınız var mı?

Kesinlikle var! Türkiye’deki hayranlarımız bize kendimizi evimizde gibi hissettirdi, bu yüzden çabucak geri döndük.

Klipleriniz ve sahne performanslarınız sinematik bir hisse sahip. Sinema ya da başka görsel projelere yönelmeyi düşünüyor musunuz?

Sinemaya yönelmeyi planlıyoruz. Bu alanda gelecekte çok heyecan verici projelerimiz olacak.

Royal Council, en tutkulu hayran kitlelerinden biri. Bu güçlü bağı nasıl sürdürüyor, nasıl besliyorsunuz?

Hayranlarımızı çok seviyoruz, gerçekten büyük bir aile gibiyiz. Onları gururlandırmak istiyoruz. Her performansta ve şarkıda onlara elimizden gelenin en iyisini sunmaya devam edeceğiz, çünkü her şeyimizi onlara borçluyuz.

Farklı ülkelerde konser vermek, kitleniz hakkında size ne öğretti?

Müziğin evrensel bir dil olduğunu öğretti; bu çok güzel bir şey. Ana dili İngilizce olmayan bir kalabalığın şarkılarımı benimle söylemesi hayatımda yaşadığım en dokunaklı deneyimlerden biri.

Müziğiniz kendini dışlanmış hissedenlere hitap ediyor. Sanatınızla onlara nasıl bir mesaj vermek istiyorsunuz?

Eğer bir mesaj bırakabilirsek, o da şu olurdu: Kim olmak istiyorsanız, korkmadan olun. Farklı ve benzersiz olmaktan korkmayın çünkü bu hayatta insanın sahip olabileceği en güzel şey bu.

Kardeşlerden oluşan bir grup olarak yıllardır birlikte müzik yapıyorsunuz. Birbirinizden öğrendiğiniz en büyük şey neydi?

Kardeşlerim bana sabrı, adanmışlığı ve disiplini öğretti. Onlar olmasaydı bu yolculuk oldukça hüzünlü olurdu.

Bir hayranınızın size verdiği en garip ya da en komik hediye neydi?

Geçenlerde biri bana ‘Dundie Award’ verdi.

Tavsiye edilen
    Reklâm